Sosyal Projeler

 

Eğitimin “SANAT -  BİLİM  ELELE“ ile güçlendirilmesi için

görüşlerim ve geliştirdiğim proje (2005) 

 

Yaşamı güzelleştiren vazgeçilemez can damarlarımız: BİLİM ve SANAT.

Biri diğerine tercih edilebilir mi?   

Biri diğerinden daha önemli olabilir mi?

.....

Eğitimde, öncelikle yaratıcılığın, fikir üretmenin, iyi insan özelliklerinin ve estetik kaygıların ön plana çıkarılması gerektiğine inanıyorum.   Bunun sonucu olarak, diğer bilgi kazanımlarında istenilen başarıyı yakalayabilir, öğrenmekten keyif alan, mutlu, dengeli ve üretici bireyleri yetiştirebiliriz.

 

Eğitim sistemimizde disiplinler (dersler)  her ne kadar ayrı ayrı yer almışsa da aslında hepsinin birbiri ile ilişkili, bir bütün olduğu  duygusu öğrencilere hissettirilmelidir. Bu nedenle, her dersin içinde  bir diğeri az veya çok yer almalıdır. Benim önerim; Bilim ve Sanat Eğitiminin dengeli birlikteliğinin sağlanmasıdır. Bunu yaparken, küçük yaşlardan itibaren öğrencilere, Bilimin de Sanatın da yüksek değerler olduğu bilinci hissettirilmeli ki, bu konuda duyarlılıkları ve farkındalıkları artsın.  Topluma duyarlı, estetik değerleri gelişmiş nitelikli insanlar, bu anlayışla oluşturulmuş eğitim sistemlerinde yetişebilir, yaşamdaki güzellikleri görebilir ve geliştirebilir. Tabi ki bu güzellikler yaşamın her alanında,  her ilişkideki güzelliklerdir. Sevgi, saygı, hoşgörü, iyi niyet vb. gibi daha nice güzel özellikler ancak, duygulara da en az akla hizmet ettiği  kadar hizmet eden eğitim sistemleriyle oluşur ve gelişebilir.

 

Dünyadaki huzuru barışı sağlamanın yolu üretken, düşünen, yaratıcı, dürüst, sevebilen iyi insanlar yetiştirmektir. Akıl ve Duyguların yeteri kadar beslendiği dengeli eğitim sistemleri,  sanatında, biliminde, sporunda gerekliliğine inanmış, bireyler yetiştirecektir. Böyle bir inançla mutluluk kaçınılmaz olacaktır.

 

Estetik görüşü gelişmiş bir insan doğadaki ve yaşamın her alanındaki güzellikleri görebilir, koruyabilir ve çoğaltabilir.

 

Resim, insanlığın sahip olduğu en güçlü iletişim araçlarından, en güçlü dillerinden biridir. Bu görsel anlatım bazen, sözel ifadelerden çok daha etkili olabilir. Meslek hayatım boyunca, Fen Bilgisi öğretmeni olarak bu anlatım dilini çok yoğun kullandım. Öğrencilerimin de bundan çok keyif aldıklarını  gördüm. Dersin daha keyifli ve daha kalıcı olmasını sağladı.   

 

Sonuç olarak; tecrübelerime ve gözlemlerime dayanarak inandığım bu konunun eğitim sistemimizde yeteri kadar yer almasını ( Programlanmasını) isterim.

 

Bundan sonra, yetişkinler ve çocuklarla sanatın keyfini ve mutluluğunu paylaşmak, Sanat ve Bilim elele projelerinde çocuklarla çalışmak istiyorum.

 

Amacım üretilen sanatsal ve bilimsel projelerle, çocukların yaratıcılıklarını, estetik görüşlerini geliştirirken, seviyelerine ( müfredat programına) uygun  etkinliklerle Fen Bilgisi öğrenimlerine  destek olmak, keyifli ve kalıcı öğrenmelerini sağlamak…

 

Saygılarımla,

 

Canan BAYRAKTAR (2005)